26 Kasım 2015 Perşembe

DÜNYANIN EN iYi YOĞUN BEYAZ ÇiKOLATALI BROWNIE TARiFi



Fark ettim ki ben bloga hep tatlı tarifleri ekliyorum. Aslında fotoğraflarını çektiğim yemekler de var tariflerini paylaşmak için ama unutuyorum :(

Bugünkü tarif de yine brownie tarifi ama öyle böyle bi brownie değil. Bol çikolatalı. İçi de iri iri doğranmış, pişerken hafiften karamelize hale gelmiş bol beyaz çikolata parçacıklı. Şöyle söyleyeyim, ilk lokmadan cennete yolculuk başlıyor. Önce dış katmanın kekimsi yapısını ve üzerindeki karamelize olup hafif çıtırdayan beyaz çikolatanın hissini alıyorsunuz. Sonra için o kremamsı yumuşacık çikolatalı ıslak katman geliyor, sonra bi bakıyorsunuz beyaz çikolata, diğer yanda ceviz... Bol bol beyaz çikolata... Zaten Savory Nothings'te de Dünyanın En İyi Brownie Tarifi diye vermişler tarifi, ben uydurmadım yani:) Haksızlar da diyemem. Mükemmel.


Ben brownie tariflerini hep yüksek kakao içeriğine sahip çikolatalarla veriyorum, kendim de öyle yapıyorum. Size de önerim o yönde. Bir de bu beyaz çikolata parçalı brownie tarifinde beyaz çikolatayı da bol kullandığım için o bitterliği çok güzel dengeliyor. Toplamda 300gr bitter çikolata, 200 gram kadar da beyaz çikolata kullandım ama tabi miktarı size çok gelirse azaltabilirsiniz. 

12 Kasım 2015 Perşembe

KARABUGDAY UNU iLE KREP VE BAHARATLI ARMUT POSE



Karabuğday unu hem gluten içermiyor hem de sağlık açısından çeşitli faydaları var (mış).
-İstenmeyen kolestrolü azaltmaya yardımcı oluyor.
-Kan şekeri kontrolü sağlamada ve diyabet riskini azaltmada etkili.
-Kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi var.
-Karaciğerin daha iyi çalışmasını sağlayan choline içeriyor.
-Yüksek tansiyondan ve kansızlığa karşı korunmaya yardımcı oluyor.
-İltihaplanmayı, aşırı terlemeyi, burun kanamasını önlemeye yardımcı ve sindirimi kolaylaştırıyor.

Tabi ben bunları karabuğday ununu alırken bilmiyordum. Markette görüp aaa alayım denerim bir şeyler dedim öyle aldım ben karabuğday. Daha sonra araştırdım ve bu yukarda yazdığım karabuğdayın faydalarını buldum. Haliyle de karabuğday ile tarifler araştırmaya başladım hemen.

Karabuğday tariflerde genelde kek, kurabiye yapımında tek başına olmasa da unun yanında kullanılmış. Karabuğday pankek ve krep tarifleri de vardı. Ben de kre çok sevdiğim için karabuğday unu ile krep yapmaya karar verdim.


25 Eylül 2015 Cuma

Kinoa, Chia Tohumu ve Parmesanlı Protein Gevrekleri


Chia tohumu ve kinoa Aztek ve Maya'ların zamanında bol bol tükettiği, son yıllarda pek popüler olan ve süperyiyecek olarak adlandırılan, proteinli, aslında tahıla benzese de glutensiz tohumlar. İkisinin de tadı ve yapısı birbirinden farklı ama ikisi de çok ağır aromaya sahip değiller.

Özellikle kinoayı pirinç, bulgur kullandığınız yerlerde kullanabilirsiniz. Glutensiz beslenmeye çalışmıyorsanız ve "sağlıklı beslenme" ile özel olarak ilgili değilseniz çok da tercih edeceğiniz bir şey olduğunu sanmıyorum. Aslında genel Türk kanısı "mis gibi bulgur varken napayım kinoayı" tarzında. Kinoa gereksiz demek istemiyorum, yanlış anlaşılmasın. Ben dolma içi, yemek yanı olarak çok kullanıyorum. Yukarda bahsettiğim iki durumla alakam yoktu, ama kendimi daha iyi hissediyordum diyebilirim kinoa kullanınca :D

Chia ise benim de yeni yeni kullandığım bir şey, henüz sadece ekmekte, bu protein gevreklerinde ve pudingde kullandım. Bakalım daha neler çıkacak.


Bu aralar iyice cozuttum diyebilirim, yediğimin içtiğimin haddi hesabı yok. Biraz daha sağlıklı beslenmek istiyorum artık. Bu yüzden ekmeğe alternatif bir şeyler düşündüm öncelikle. Ben hamur yoğurmayı hiç ama hiç sevmem, aşırı sıkılıyorum. Bi kitchen aid'im de yok ki benim yerime yoğursun, hal böyle olunca mümkün olduğu kadar ekmek, poğaca vs tarzı uzun süre yoğurmak gereken şeyleri yapmamaya çalışıyorum.  O yüzden ilk tercihim daha kraker tarzı bir yiyecek yapmak istedim.

Kahvaltıda ekmek yerine yenebilecek, aralarda üzerine biraz peynir ve meyve ile atıştırılabilecek çıtır gevrekler yaptım. Çorba ve salatalarda da crouton gibi kullanılabilir.

Ana malzeme olarak kinoa unu, chia unu, yulaf unu kullandım. Bu arkadaşları bir arada tutabilmek içinse yumurta. Tadı da güzel olsun diye parmesan ve kekik...

20 Ağustos 2015 Perşembe

Vişneli ve Çikolatalı Çıtır Rulo




Geçenlerde blogunu çok severek takip ettiğim, yaptığı her şeye bayıldığım insanlardan biri olan Pınar Abla'nın instragram postuna denk geldim. Kısaca reçetelerini çalanlardan bahsetmişti. Aynı sorunu fotoğraflarda, reçetelerde hatta çikolatalarda yaşamış biri olarak hislerime tercüman olmuş.

Belki bilirsin sevgili okur, bir süre Star Wars çikolataları yaptım. Aslında Caner'in bana hediye ettiği kalıplarla başladı iş, kendi kendime çikolatalar yaptım. Bir süre sonra arkadaşlarımdan da isteyenler oldu, onlara yapmaya başladıktan sonra instagram üzerinden gelen tekliflerin de birçoğunu geri çevirmedim; yaptım, yolladım. Şu bir gerçek, Star Wars benim malım değil tabi ki ama fikir olarak bırakın etkilenmeyi artık birebir kopyalarını yapanlar, bunları kendi fikri gibi sunmaya çalışanlar oldu. En başta ne kadar sinir olduğumu tabi ki tarif etmeme gerek yok, sonra umursamamayı denedim.

Dört beş gün önce de yine Gökçe'nin başına benzeri geldi daha hala onun geyiği dönerken aramızda, tekrar benzer şeyler bana oldu. Birinin hesabında bırakın benim de çevirdiğim, kendime uyarladığım tarifleri direkt bana ait tarifleri bile herhangi bir referans göstermeden, kendine ait gibi paylaşan insanlar görüyorum.



Şöyle bir şey var, etik gereği bir tarifi bir yerden aldıysanız, biraz değiştirseniz bile en azından referans verirsiniz. Böyle çakallıkların yapıldığına sadece bizim Türk bloggerlarında, sosyal medya kullanıcılarında şahit oldum. Umarım en kısa zamanda bu asalak yaşam biçiminden her alanda kendilerini kurtarır bu insanlar. Toplum olarak hemen her türlü etikten bihaberiz. Eh, zaten malumunuz, çalmayı devlet eliyle meşrulaştırdık.

Dışardan bakınca bu iş çok eğlenceli ve kolay gelebilir ama inanın öyle değil işin aslı. Bir postu hazırlamak ne kadar sürüyor dersiniz? En az 2 günümü alıyor benim. Yapması, fotoğrafları, o fotoğrafların düzenlenmesi, tarifin bloga geçirilmesi derken fazlaca emek harcıyorum. Herhangi bir gelirim, faydam olmamasına rağmen üstelik. Ki bu bloga başlama amacımı da artık biliyorsunuzdur, devam etme sebebimi de. Ben, veya biz bloggerlar, bu kadar emek verip, hem maddi hem manevi olarak yorulurken birtakım insanların bizim bu emeğimizden çıkar sağlamaya çalışmaları da gerçekten insanı soğutuyor.

Rica ediyorum, benim veya başkasının bir tarifini, fotoğrafını paylaşırsanız, referans verin. Yabancı olur, yerli olur... Yabancı kadın nerden görecek demeyin, temiz iş en güzeli.


Gelelim asıl konuya, vişneli çıtır rulolar. Tarif aslında bir Macar tatlısı diyebilirim, ama içerik onlarda daha farklı. Daha baharatlı bir dolgu ile yapıyorlar. Ben kendime göre çikolatalı ve vişneli yaptım. Yıllar önce komşumuz yaptığında hoşuma gitmişti ama içindeki bahartlar bana ağır gelmişti biraz. Tabi o zamanlar baklava yufkası nedir falan bi bilgim yok, hatta o baklava yufkası ile mi yapmıştı onu da bilmiyorum. Ama böyle çıtır çıtır bir şeydi. Strudel gibi. Ben de bir deneme yapayım dedim ve sonucu beni çok mutlu etti.

Katları yağlarken çok fazla vıcık vıcık etmemeye özen gösterin, ağır olur sonra. Kat aralarına fıstık serpiştirebilirsiniz.

2. günden sonra yumuşama oluyor bu yüzden en güzeli ilk gün veya 2.gün tüketmek. Ben çikolata koydum ama çok da gerekli bir şey değil, daha fazla fıstıkla da yapabilirsiniz.

Dilimleme işini pişirme sonraısna bırakırsanız çok görüntüsü daha dağınık olur. En güzeli fırına vermeden dilimlemek ve öyle pişirmek.

Vişneler geçmeden de bu tarifi paylaşmak istedim, zira pazarlar vişne dolu. Baklava yufkası hazır olarak marketlerde bulunuyor. Dondurmanıza gerek olmayan bi hamur.

Bu arada bunu yaptıktan sonra bu tarifin orijinaline yakın bir halini de buldum internette, gelecek sefer onu yapacağım :)

11 Ağustos 2015 Salı

2 Malzemeli Nutellalı Rulo Çubuklar


2 Malzemeli Nutellalı Rulo Çubuklar

Nasıl tatlı, nasıl çıtır bilseniz... Bilseniz siz de çok seversiniz. Ben rulokat falan seven bir insan değilim. Nutella? Onun da evde yapılmışı veya daha sağlıklı olanları tercihim ama elimin altında yoksa da napıym yani, yapmasa mıydım bu tatlışları? Çıtır çıtır yemelik, nutella dolgulu çok lezzetli atıştırmalıklar oldular. Hem de sadece 2 malzeme ile yapabiliyorsunuz.



Bu arada, bunların çok fotoğrafını çektim, kısacık tarife bu kadar fotoğraf ne böyle demeyin çünkü çok güzeller, dayanamadım çektim bir sürü.

Fotoğraflardan birini instagram hesabımda paylaştım. Aslında bunlara ne ad vermek gerektiğini kestiremediğim için takip eden arkadaşlarıma sordum, ne olsun ismi diye. Gelen cevapların hepsi çok eğlenceliydi. En çok sevgili Settie'nin HIAAYYHına güldüm :D Ne olsun adı sahi, yabancı bloglarda ve pinterestte nutella cigar demişler ama ben sigara/puro demek istemiyorum bu yüzden çubuk diyeceğim.

2 Malzemeli Nutellalı Rulo Çubuklar

Baklava yufkası denilen şey artık hemen her süpermarkette bulunan, bayağı bildiğimiz baklava yapımında kullanılan yufka. Bu aralar çok hoşuma gidiyor, çok şey denedim, hepsini paylaşacağım baklava yufkası ile yaptığım çıtırların. Bence güzel yanı yağ olmaması, yağınızı kendini ekliyorsunuz ve hep çıtır çıtır. Beslenme şeklinize göre hindistancevizi yağı gibi bitkisel ve sağlıklı bir yağ da her zaman tereyağına alternatif. Vegan bir tarif değil bu ama kolaylıkla vegan yapılabilir.

2 Malzemeli Nutellalı Rulo Çubuklar

Eğer vegan halini istiyorsanız boşverin nutellayı, Sarelle'nin bitterinden alın. O yoksa tercih ettiğiniz çikolatayı eritip, içine de incecik çektiğiniz fındıkları katıp karıştırın. Şu hazır ürünlerin hepsinden çok çok daha iyi.

*Ekleme: Bakalva yufkası çabucak yumuşamadığından 2-4 gün çıtırlığını koruyor. Ben çok fazla yapmıştım ve yapalı 3 günü geçti,  burası aşırı nemli, ona rağmen hala çıtırlar. 

2 Malzemeli Nutellalı Rulo Çubuklar

2 Malzemeli Nutellalı Rulo Çubuklar

2 malzemeli Nutellalı Rulolarımıza dönersek, ihtiyacınız olan tek şey fındık kreması ve baklava yufkası. Ben bazılarında denemek için aralara tereyağ serpiştirdim, ama yağsız da oldukça güzel. Bu yüzden bence tereyağ kullanmayın siz de, daha hafif olsun.


29 Haziran 2015 Pazartesi

Süt Kreması Hakkında


Süt Kreması ve Çilek soslu Kapkek
Selam! Umarım herkesin günü güzel geçiyordur. Bir süredir aklımda olan bir şeyi size de anlatmak istiyorum. Konumuz, başlıktan da anlaşılacağı üzere süt kremaları. Daha önce, bu konuda o zamana kadar edindiğim tecrübeler konusunda bir yazı yazmıştım falan eklemek istediğim birkaç şey var. Orayı düzeltmek yerine yeni post hazırlamak daha mantıklı geldi bana. Ben bu konuda bir eğitim almadım, bu yüzden yazdıklarım sadece kendi görüşüm ve tecrübelerimi içeriyor.

Sürekli bir şeyler pişirdiğimden piyasadaki bütün süt kreması markalarını denemiş olabilirim. Aslında içerik olarak hemen hepsi aynı olsa da bir şekilde kıvamları farklı oluyor. Tabi bu kıvam olayının kremayı ne için kullanacağınızla alakalı olarak önemli veya önemsiz.

20 Haziran 2015 Cumartesi

Orman Meyveli Galette Tarifi ve Taşınmak


Taşındık. Birkaç gündür canım çıktı, hatta ailecek canımız çıktı. Toplanması bi dert, taşıması bi dert, yerleşmesi apayrı dert bu taşınma işinin. En son evime taşındığımda kolilerin %90'ını 2 ay boyunca açmadım, hiç de ihtiyaç duymadım. Ne kadar çok gereksiz eşyam varmış siz düşünün. Ne diye biriktiriyorsak onca şeyi... Eminim sizlerin de benim gibi alınıp belki bir kere bile kullanılmadan/giyilmeden öylece duran onlarca eşyası, kıyafeti vardır. Üstelik de çoğunu hiç ihiyacımız yokken alıyoruz. Üstüne bir de resmen çöp biriktirmişim, 10 yıllık pantolonlarım duruyordu.
Geçen yıl kendi evimden annemlerin yanına taşınmamla eski hayatımdan biraz uzak kaldım çünkü annemlerin evi şehrin merkezine biraz uzaktı. Eskiden avm evimin dibindeydi ve canım sıkılsa gider bir şeyler alırdım. Üşengecin önde gideni olduğumdan, aile evine geldiğimden beri 45-50 dakkalık yolu gözümde büyütüp boş boş mağaza dolaşma işini bitirdim. Bütün kış boyunca ne bir çift bot, ne bir palto ne de bir kazak aldım. Hatta sanırım tişört bile almadım. Avm'ye işim düştüğünde de bir sürü palto, kaban vs beğenip denememe rağmen kendimi zorladım ve almadım. Kasadan döndüğüm zamanlar oldu, aşk yaşadığım paltolar oldu ki tam bir palto delisiyim, yine de engel oldum kendime. Bundan sonra da böyle devam etmeyi planlıyorum. Çünkü her seferinde, taşınırken boş boşuna kullanmadığım, sonrasında çöpe giden eşyaları taşıdım.  Neyse ki sonunda hepsinden kurtuldum, kaç torba kıyafet attım bilmiyorum. En başında "Ya acaba atmasam mı? Kullanır mıyım ki? Lazım olur mu ki?" düşürken, bir süre sonra neredeyse kullandığım eşyaları bile atacaktım, öyle rahatlatıyor. Öyle işte, bu kısmın galette tarifi ile alası yok. 


Galetteye şimdi geliyorum. Fıstıklı franjipandan incecik bir kat üstüne bol orman meyvesi ve en altta ağızda dağılan, tereyağlı bir taban. Bu arada denemediyseniz aklınızda olsun, çilek, ahudusu gibi meyvelerle antep fıstığı çok yakışıyor; vişne ile de badem.

14 Haziran 2015 Pazar

Mille feuille - Milföy Pasta


*** Gelen bir çok yorumdan anladığım kadarıyla krema kısmında malzeme listesinde bir sorun olmuş. Benim bilgisayarımda defalarca kontrol etmeme rağmen düzgün görüntülendiğinden en sonunda telefondan giriş yapmayı akıl ederek gördüm ki bi gariplik var. Yayını taslak haline alıp tekrar yazdım. Umarım bu sefer doğru düzgün görüntülenir. (Annemin ve kardeşimin bilgisayarından kontrol de ettim bu sefer.) Olur da bi gariplik görürseniz lütfen bildirin bana. ***

Küçüklükten aklımda kalan şeylerden biri annemin milföy hamuru ile yaptığı puf puf börekler, peynirli çıtırlar... Eh, bir pasta delisi olarak favorim tuzlu hamur işleri olmasa da o milföy börekleri nasıl severdim tarifi yok. Bu börekleri güzel yapan kısım annemin milföyü de kendi hazırlamasıydı. Öyle dondurlulmuş hamur almak yok, kendisi sabahlara kadar uğraşır tereyağı ile yapardı margarinli olmasın diye. Sonra da o hamurla çıtır çıtır yiyecekler... Benim için milföy annemin o tuzlu tarifleriydi. Zaten "kuru pasta" denen pastane zımbırtılarından hiç hoşlanmadığım için eğer dışardan bir şey alınacaksa bu ancak ve ancak Gaziantep'teki en sevdiğim yerlerden biri olan Orkide Pastanesi'nden aldığımız "yaş pastalar" olurdu. Eğer siz de benim gibiyseniz tek başına bütün bir pasta bitirmenin ne demek olduğunu bilirsiniz. Napıym, seviyorum. Ben ilk çilekli milföyü de orda yemiş ve çok sevmiştim. O kremayı nasıl yaptıklarını merak eder dururdum hep, meğer tozdan çırpma pastacı kremasıymış haha.


Evde ilk milföy denememi de geçen sene yaptım ve tabi yine annemin yardımı ile. Yine börek yaptık o hamurla. Siz de kendiniz yapmak isterseniz tarifi aldığım sitenin linkini paylaşacağım. Yok ben bunla uğraşamam derseniz ki haklısınız da o zaman marketlerin dondurulmuş ürünler satılan reyonlarındaki milföy hamuru işinizi görür.

13 Haziran 2015 Cumartesi

Muzlu ve Süt Reçelli Kremalı Pay


  

Banana Cream Pie. Pinterestte göre göre artık rüyalarıma giriyordu bi ara ama ben neden bilmiyorum pay yapmaya çok üşenen bir insanım. O kadar zamandır yapayım yapayım dedim, bugüne denk geldi. 


Yerken böyle kendimden geçtiğim şeyler nadir oluyor, çoğu zaman kendi yaptıklarımı dahi yeterince herkes bayıla bayıla yemesine rağmen beğenmem bir bahane bulurum, daha güzelini yapmaya çalışırım ama bunu yerken tek düşünebildiğim bir dilim daha yemekti. Ki ben ne karamel ne de süt reçeli seven bi insanım, sevmem de değil ama aramam diyelim ama inanın muzlu kremalı payla süt reçeli veya karamel mükemmele yakın oluyor. Bir dahaki sefere süt kremasından önce bir kat da çikolatalı ganaj dökeceğim bakalım nasıl olacak :)

Bir de paylar sanki daha kışlık tatlılar gibi geliyor bana çünkü ben meyveli payları ılık ılık yemeyi seviyorum ama bu muzlu ve süt karamelli pay veya tart, ne demek isterseniz, tam yazlık. Hafif ve çok çok çok lezzetli. 


8 Haziran 2015 Pazartesi

Kayısılı Puff Tartlar (Milföy Tartları)



Bir süredir ara ara yaptığım bir tarif bu. Hem çok lezzetli oluyor hem de pratik bir tarif. Milföy hamuru, pastacı kreması ve biraz meyve ile harika bir sonuç çıkıyor.